Homeros’un İlyada destanında anlattığı Truva Savaşı’nın geçtiği yer olan şehir tarih boyunca pek çok kez yıkılıp aynı yerde tekrar kurulmuştur. Kentte yapılan kazılar sonucunda, farklı dönemlerde, aynı yerde yedi kere şehrin tekrar kurulduğu ve şehrin farklı dönemlere ait 10 katmana sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Bu antik kent insanlık tarihinin 5000 yıllık geçmişine ışık tutar. Deniz ticareti dolayısıyla zengin bir şehir konumunda olup her dönemde önemini korumuş ve pek çok hükümdarın hayalini süsleyen bir yer olmuştur.

Truva’daki en erken yerleşim Bronz Çağı’nı işaret ederken, bölgede Persler, Büyük İskender, Selevkoslar, Pergamon Krallığı ve Romalılar egemen olmuştur. 1996 yılında Milli Park özelliği kazanmış ve 1998 yılında UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’nde yer almaya başlamıştır.

        2018 Troya yılı faaliyetleri kapsamında Ekim 2018’de açılan Truva Müzesi, Ören Yeri girişinde 100 dönüm arazi üzerinde yaklaşık 11 bin metrekare kapalı alan üzerinde inşa edilmiştir. Truva Müzesi, 2019’da Time dergisi tarafından “Dünyada Görülmesi Gereken 10 Yer” listesine girmiştir. Müze binası, Ulusal Mimari Tasarım Yarışması’nda 150’den fazla proje arasından seçilerek yapılmıştır. Dünyanın en önemli müzelerinden biri olan bu müze, Truva’nın tüm detaylarını yansıtmakta ve ziyaretçilerine tarihi süreci canlı bir şekilde yaşatmaktadır.