Savaş döneminde yaşamını yitiren hem Türk hem de İngiliz, Avusturalyalı, Yeni Zelandalı ve Fransız askerlerinin ebedî istirahatgâhlarının yer aldığı alanlara sahip olan tarihi yarımada, bu yapıyla tüm dünyaya barış ve kardeşlik mesajı veren bir konuma da sahip. 56 yerli anıt ve şehitliğin, 35 yabancı anıt ve mezarın yer aldığı yarımada, yılın her dönemine dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri ağırlıyor.

Gelibolu Tarihi yarımadasında; 57. Piyade Alayı Şehitliği, Akbaş Şehitliği, Alçıtepe Şehitliği, Arıburnu Yarları ve Yükseksırt, Büyük Kemikli Kitabesi, Conkbayırı, Atatürk Zafer Anıtı, Conkbayırı Mehmetçik Kitabeleri, Çataldere Şehitliği ve Anıtı Mareşal Fevzi Çakmak Anıtı, Gözetleme Tepe Şehitliği, Havuzlar Şehitliği ve Anıtı, İlk Şehitler Anıtı, Kanlısırt Kitabesi, Karayörük Deresi Şehitliği, Kemalyeri Kitabesi, Kesikdere Şehitliği, Kırmızı Sırt Siperleri, Kireçtepe Jandarma Şehitliği ve Kitabesi, Kocadere Hastahane Şehitliği, Seyit Onbaşı Heykeli, Mehmet Çavuş Anıtı, Mehmetçiğe Derin Saygı Anıtı, Nuri Yamut Anıtı, Sarıtepe Şehitliği, Soğanlıdere Şehitliği, Son Ok Anıtı, Şahindere Şehitliği, Talat Göktepe Anıtı, Yarbay Hüseyin Avni Bey Şehitliği, Yusufçuk Tepe Kitabeleri ve Zığındere Sargıyeri Şehitliği gibi birbirinden önemli ve özel pek çok şehitlik, anıt ve miras bulunuyor. Gelibolu Tarihi Yarımadası bu mirasın dışında yabancı mezar ve anıtlara, Bigalı Kalesi, Çamburnu Kalesi, Kilitbahir Kalesi, Seddülbahir Kalesi; Değirmen Burnu Tabyası, Namazgâh Tabyası, Rumeli Hamidiye Tabyası, Rumeli Mecidiye Tabyası, Şehitliği Ertuğrul Tabyası, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi ve Bigalı Atatürk Evi ve Müzesi’ne de ev sahipliği yapıyor.

Çanakkale Savaşı’nın simgesi olan Çanakkale Şehitler Abidesi, I. Dünya Savaşı’nda şehit olan 253 bin Türk askerinin anısına, Gelibolu Tarihi Yarımadası’nda Hisarlıktepe üzerine inşa edilmiştir. Çanakkale Savaşı’nın akabinde, müttefik kuvvetler, Çanakkale topraklarında can veren askerler anısına farklı anıtlar inşa ettirmiştir. Türkler de bir anıt yaptırmıştır ancak bu anıt diğerlerine nazaran daha küçük bir anıttır. Anıtla ilgili durum hakkında bilgi edinen Mustafa Kemal Atatürk, tüm anıtlardan büyük, hepsinden daha görkemli bir abide yapılması için talimat verir. Hatta kendisi, abidenin inşa edileceği yeri bile tarif eder: ‘’Anıt Ege Denizi ile Marmara denizinin birleştiği bir noktada, boyu da 40-45 metre yüksekliğinde olsun ve Boğaz’dan geçen herkes görsün!’’.