Marmara Denizi'ni kaplayan ve bütün dünya basınının gündemine oturan deniz salyası (müsilaj) aslında artan kirlilik ve iklim değişikliği sonucu daha sıklıkla görülmeye başlandı. Zararlı alg (deniz yosunu) patlaması sonucu yaşanan olayın farklı türleri dünya tarihinde birçok farklı bölgede gözlemlenmiştir. Özellikle bahar aylarıyla birlikte havaların ısınması denizlerdeki mikroorganizmaların kontrolsüz şekilde çoğalmasına neden oluyor. Zararlı alg patlaması olarak ifade edilen bu olay sudaki oksijen seviyesini azaltarak, içinde yaşayan canlıların da ölümüne neden olabiliyor.

Tarım faaliyetleri, aşırı gübre kullanımı, sanayi atıkları ve evsel atıkların deniz ya da tatlı sulardaki nitrojen ve fosfat seviyesini arttırmasına yani ötrofikasyona neden oluyor ve bu da zararlı alg patlamasını tetiklemesine yol açıyor. Küresel ısınma da sorunun daha sık ve yoğun yaşanır hale gelmesinde büyük rol oynuyor. Bu nedenle, Bozcaada ve Gökçeada’da Müsilaj Var Mı? İlerleyen Dönemlerde Olur Mu?

Deniz salyası, çoğunluğunu bitki planktonlarından oluşan mikroorganizmaların aşırı çoğalarak yapışkan, salyamsı bir madde salgılaması sonucu oluşuyor. Bu mikroorganizmalar stres altında daha fazla yapışkan madde salgılıyor; başka atık ve maddelerle birleşerek yayılıyor ve giderek deniz yüzeyini kaplıyor. Bozcaada ve Gökçeada’da Müsilaj Var Mı? İlerleyen Dönemlerde Olur Mu? Deniz salyası özellikle Akdeniz bölgesinde zaman zaman görülen alg patlamalarının bir türüdür. Oluşum nedeni ne olursa olsun, deniz müsilajı sosyo-ekonomik sonuçları nedeniyle endişe yaratıyor.

İlk kez 1729'da kaydedilen müsilaj ve balık ağlarını kaplaması sebebiyle "kirli deniz" olarak tanımlanıyordu. O tarihten bu yana zaman zaman rastlanan müsilaj olayı özellikle son 30 yıldır çok daha fazla sıklıkla ve daha yoğun şekilde gözlenmeye başladı. Marmara Denizi'nde yaşanan olayın haricinde dünyadaki en büyük müsilaj olayı Adriyatik Denizi'nde yaşandı. Peki, “Bozcaada ve Gökçeada’da Müsilaj Var Mı? İlerleyen Dönemlerde Olur Mu?” Gökçeada’nın güneyindeki Laz Koyu’nda drone ile yapılan çekimlerde, su yüzeyinde beton görünümü oluşturan müsilaj parçalar halinde gözlemlendi. Aynı bölgede kıyıdan yaklaşık 50 metre açıklıkta dağınık haldeki müsilajın dipteki yoğunluğu da drone kamerasına yansıdı.

Yerli ve yabancı konukların en çok ziyaret ettiği berrak suyu ile ünlü Kefalos başta olmak üzere adanın plajlarında ise müsilaja rastlanmadı. Bozcaada feribot iskelesi yanındaki balıkçı barınağının içerisinde lodosun etkisiyle dolmaya başlayan müsilaj, beyaz ve yapışkan tabakasıyla kötü bir görüntü oluşturdu. Öte yandan, belediye ekipleri vidanjörle balıkçı barınağı içerisinde müsilaj temizliği faaliyetlerini sürdürürken, adanın denize girilen koy ve diğer plajlarında deniz salyasına rastlanmadı. “Bozcaada ve Gökçeada’da Müsilaj Var Mı? İlerleyen Dönemlerde Olur Mu?

Ocak ayında Marmara Denizi’nde, Mart ayında ise Çanakkale Boğazı’nda görülmeye başlayan deniz salyası şimdi de Kuzey Ege’nin turizm merkezleri olarak bilinen ve pek çok ada sevdalısının uğrak yeri olan Gökçeada ve Bozcaada ilçesinde de görüldü.