Bozcaada’nın eski tarihler adı Tenedos idi. Ünlü tarihçi Herodot, Tanrı’nın Tenedos’u adını verdiği Bozcaada için orada yaşayan insanları uzun ömürlü olmalarını istediği için burada yarattığını söylemiş.  Bozcaada, Türkiye’nin büyükşehir ilçeleri hariç, köyü olmayan tek ilçesi konumunda. Aynı zamanda da ülkemizin adaları içerisinde 3. Büyük adası olma özelliğini taşımakta. Bozcaada’nın  yaklaşık kalıcı nüfusu 2000 civarında iken, yaz aylarında bu sayı hemen hemen 3 katından fazla olmakta. Taşıma kapasitesi bakımından oldukça sınırlı olan Bozcaada otelleri, pansiyonları, konukevleri, butik otelleri ve tatil köyleriyle, gelen turistlere kapılarını açmakta ve onları olabildiğince güzel ağırlamakta. Bozcaada otelleri denince akla gelen ilk şey, genelde evlerin otellere ve pansiyonlara dönüştürülmesi geliyor. Çok az sayıda olsa da büyük yapıda oteller bulunmakta. Aslında Bozcaada’nın bu kendine has özelliği, çokça ilgi çekici bir destinasyon haline gelmesini sağlamakta.

Bozcaada’nın sınırlı sayıda taşıma kapasitesi nedeniyle, yeni yapılacak oteller genellikleri eski yapıların yıkılmasıyla inşa edilmekte. Bozcaada’da yaşayan birçok mimar aslında bu yapıların daha güzel, daha konforlu ve kullanışlı yapılmasına çokça destek vermekte.

Bozcaada otelleri ve pansiyonların geneli, büyükşehirlerden adaya göçen ya da girişimci ve adanın kendi halkından olan kişiler tarafından açılan işletmelerdir.

Oda sayılarının daha az olmasına rağmen, aslında odalarda konaklamalardan ziyade kahvaltıya ve   misafirperverliğe ne kadar önem verdiklerini, Bozcaada Otellerini ziyaret eden misafirler söylemekte.

Bozcaada konaklama alternatiflerinin arasına son yıllar popüler olan, konukevleri de eklenmiş bulunmakta.

Bozcaada, tüm pansiyon ve oteller de dahil toplamda 200’den fazla konaklama tesisi barındırmakta.

Özellikle yaz aylarında sıklıkla ziyaretçi akınına uğrayan Bozcaada’nın, son zamanlarda sezon dışında da hizmet veren butik otellerinin ziyaret edildiği görülmekte.