Babakale bıçakları bundan 300 yıl önce Kazak ustaların hünerleri ellerinde doğdu, şimdilerde ise Çanakkale’de iki ailenin emekleriyle nesilden nesile taşınmaya devam ediyor. Ayvacık’ın Babakale Köyü’nden dünyana nam salan, tamamen el yapımı, geleneksel üretim Babakale bıçakları'nın hikayesine gelin hep birlikte bakalım.

   Çanakkale’nin meşhur bıçaklarının hikayesi, Babakale Kalesi’ne dayanıyor. Asya kıtasının ve Anadolu'nun en batısında bulunan Çanakkale'nin Ayvacık İlçesi’ne bağlı Babakale, antik çağlarda “Lekton” adı ile bilinen bir bölgeydi. 1700’lü yıllarda bir deniz seferi sırasında fırtınaya yakalanan Sultan 3. Ahmet bölgeye gelerek bir süre burayı yerleşim yeri olarak kullandı. Sonraları, Piri Reis’in tayfalarından olan Sultan Baba buraya defnedildi ve bölge “Baba Burnu” olarak anılmaya başlandı. Bölge halkı korsan tehdidine karşı dönemin padişahı 3. Ahmet’ten bir çare bulmasını isteyince sultan da buraya bir kale yaptırdı. Böylece; Osmanlı Devleti’nin son kalesi inşa edildi ve bölgenin ismi “Babakale” olarak kullanılmaya başlandı.

   GELENEĞİN TEMSİLCİSİ DOĞAN TOSUN

   Babakale Kalesi yapıldıktan sonra buradaki askerlerin silah ihtiyacını karşılamak için Kazakistan’dan özel kılıç ve kama ustaları getirildi. Savaşın bitmesinin ardından da bu ustalar, bıçak yapımına yöneldiler. Bu ustalık, babadan oğula geçerek 300 yıldır süregelen bir gelenek halini aldı. Eskiden sayıları 18 olan bıçak ustalarından günümüzde sadece 2 aile bu işi hala sürdürmekte. Doğan Tosun ve amcası Mustafa Tosun, bu geleneğin yeni nesil temsilcilerinden.

   TAMAMEN GELENEKSEL ÜRETİM

   Babakale bıçakları'nın en önemli özelliği tamamen el yapımı olması. Bıçakların üretiminde geleneksel yöntemler devam ettiriliyor. Bıçakların saplarına 3 asırlık matkap kullanılarak delikler açılıyor. Bıçaklar isteğe göre krom çelikten ya da dövme çelikten yapılıyor. Eskiden Sicilya’dan getirilen çeliklerle üretilen bıçaklar günümüzde Türk ya da Fransız çeliğinden imal ediliyor. Her bıçağın üzerinde geçmişte de olduğu gibi ustanın imzası olarak görülen işlemeler yer alıyor.

   SAPLARI KEÇİ, KOÇ VE GEYİK BOYNUZUNDAN

   Kazak torunlarının ellerinden çıkan Babakale bıçakları'nın sapları genellikle keçikoç ve geyik boynuzundan yapılıyor. Ayrıca plastik ve ağaçtan yapılan saplar da kullanılabiliyor. Bu saplar, kulaklı ya da kulaksız olarak imal edilebiliyor. Kulaklı bıçak geleneği de yine eskiye dayanıyor. Silah üretiminde de kullanılan bu yöntem, kılıçların askerlerin ellerinden kayıp düşmemesi için geliştirilmiş. Bıçaklar da aynı mantıkta üretilmeye devam edilmiş. Kınları ağaçtan yapılarak deri ile kaplanan bıçaklar, tamamen müşterilerin isteği doğrultusunda üretilebiliyor. Dilerseniz buraya (Link 1 gömülebilir) tıklayarak dünyaya nam salan bu meşhur bıçakları, günümüzdeki tek ustasından dinleyebilirsiniz.

   BABADAN OĞULA YADİGAR

   Özellikle Kurban Bayramı dönemlerinde, babadan oğula bırakıldığı için 'Yadigar' adını alan kurban bıçaklarına oldukça talep geliyor. Tamamen el işçiliği ile üretilen ve üretimi 3 gün süren 'kurban bıçağı yadigar' ülkenin her yerinden alıcı bulduğu gibi, ünü ülke sınırlarını da aşmış durumda. Bıçaklar Türkiye’nin her yerine gönderilmesinin yanı sıra başta ABD, İrlanda ve Fransa olmak üzere pek çok ülkeden talep görüyor. Boyutları 14 cm’den 35 cm’e kadar değişebilen 300 yıllık gelenek Babakale bıçakları'nın üretim süresi, boyutuna ve kullanılacak malzemeye göre değişiyor.

   En küçük bıçağın üretimi 5 saat kadar sürerken, büyük bıçakların üretimi günler alabiliyor. Siparişlerin yetişmesi için çok yoğun mesai yapan ustalar, alınan siparişlerin en erken 5 ay sonrasına teslim edebildiklerini iletiyor. Çanakkale’nin bu meşhur bıçaklarının tahmini fiyatıyla ilgili bu linkten fikir edinebilirsiniz. Sonuçta talebe özel üretildiği için fiyatlar istediğiniz ürüne göre farklılık gösterecektir.